Gündem

Bacaklarda görünen her damar varis değildir

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Haşmet Bardakçı, bacaklardaki damarların yalnızca görünüşüne bakılarak varis tanısı konulamayacağını belirtti. Değerlendirmede toplardamar sistemindeki kan akımının da incelenmesi gerekiyor.

3 görüntülenme
Bacaklarda görünen her damar varis değildir
Bacaklarda belirginleşen damarlar her zaman varis olduğu anlamına gelmiyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Haşmet Bardakçı, damarların dış görünümünün yanında toplardamar sistemindeki kan akımının da değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Bu nedenle yalnızca cilt üzerinden görülen damara bakarak tanı koymak doğru değil.

Bacaklarda daha önce fark edilmeyen mavi, mor ya da yeşilimsi damarlar görülebiliyor. Sıcak havalarda, uzun süre ayakta kalınan günlerde veya yaş ilerledikçe damarların daha belirgin hale gelmesi sık karşılaşılan bir durum. Ancak görünen damarların çapı, rengi, cilde yakınlığı ve yapısı farklılık gösterebilir. Kılcal damar genişlemeleri, ince retiküler damarlar ve cilde yakın seyreden normal toplardamarlar da dışarıdan seçilebilir.

Açık tenli, cilt altı yağ dokusu daha ince olan ya da düzenli spor yapan kişilerde yüzeyel damarlar daha belirgin görünebilir. Dolayısıyla bir damarın görünür hale gelmesi tek başına varis tanısı için yeterli değildir. Varis olarak tanımlanan damarlarda toplardamarlar genişleyip kıvrımlı bir görünüm alabilir; bazı kişilerde toplardamar kapakçıklarının işlevi de bozulabilir.

Belirgin damarlara bacaklarda ağırlık hissi, gün sonunda artan şişlik, yanma, kaşıntı, gece krampları veya uzun süre ayakta kalınca artan rahatsızlık eşlik ediyorsa toplardamar sisteminin değerlendirilmesi gerekebilir. Bununla birlikte bu yakınmaların tümü varise özgü değildir. Kas-iskelet sistemi sorunları, lenfatik problemler ve farklı dolaşım bozuklukları da benzer şikâyetlere yol açabilir.

Değerlendirmede, yüzeyde görülen damarın altında toplardamar sisteminin nasıl çalıştığının anlaşılması önem taşıyor. Bu amaçla kullanılabilen yöntemlerden biri renkli Doppler ultrasonografi. İnceleme sırasında bacağın yüzeyel ve derin toplardamarları, kanın akış yönü ve damar kapakçıklarının işlevi değerlendirilebiliyor. Toplardamarlarda kanın geriye doğru kaçıp kaçmadığı, yani venöz reflü bulunup bulunmadığı araştırılıyor; şüpheli durumlarda damar içinde pıhtı olup olmadığı da incelenebiliyor.

Dışarıdan benzer görünen iki damarın altında farklı dolaşım özellikleri bulunabilir. Bu nedenle tedavi gereksinimi belirlenirken estetik görünümün yanı sıra muayene ve Doppler bulgularının birlikte ele alınması gerekiyor. Her belirgin damar için işlem yapılması şart değil; kişinin şikâyetleri, muayene sonuçları, damarların yapısı ve Doppler bulgularına göre izlem ya da farklı yaklaşımlar gündeme gelebiliyor.

Günlük hareketi artırmak, uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınmak ve uygun kişilerde kompresyon çorabı kullanmak değerlendirilebilecek öneriler arasında. Damar yapısı ve tıbbi bulgulara göre skleroterapi, yüzeyel lazer uygulamaları veya toplardamar yetmezliğine yönelik endovenöz girişimler de hekim değerlendirmesinin ardından planlanabilir. Seçilecek yaklaşım, görünür damardan çok toplardamar sisteminin bütünüyle değerlendirilmesine bağlı.

Kaynak: Haber Merkezi
Haberi paylaş Facebook X WhatsApp
Okur görüşleri

Yorumlar (0)

Yorumunu yaz

Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!