Fransa’da öğrencilerin öncülüğünde başlayan protestolar, kısa sürede ülke sınırlarını aşarak Avrupa’nın farklı bölgelerine yayıldı. Hafta sonu Paris sokaklarında biber gazı kullanılırken, protesto dalgası kapsamında 2 bin 400’den fazla kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Paris’teki gösteriler sırasında fenalaşan bir kişi de hayatını kaybetti.
Başbakan Sebastien Lecornu, ülkenin geri dönüşü olmayan bir noktaya geldiğini belirtirken Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Cumhuriyeti yıkmaya çalışanların hesap vereceğini söyledi. İçişleri Bakanı Laurent Nunez olayların ardından istifasını sundu ancak Macron bu talebi kabul etmedi.
Lise öğrencilerinin Paris’in banliyölerinde 21 Eylül’de başlattığı eylemler önce Fransa geneline, ardından Belçika, İtalya, Arnavutluk ve Yunanistan’a yayıldı. Protestoların başlangıcında öğrenciler, kötü eğitim koşulları, bakımsız tesisler, öğretmen eksikliği ve elverişsiz ders programlarına tepki gösterdi. Parcoursup üniversite başvuru sistemine yönelik eleştiriler de eylemlerde öne çıktı.
İtalya’nın Milano kentinde olayların ikinci gece de devam ettiği ve zararın yaklaşık 1 milyon avroya ulaştığı aktarıldı. Başbakan Giorgia Meloni, gelişmeler üzerine acil güvenlik toplantısı yapılması kararı aldı. Belçika’daki gösterilerde ise 195 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.
Fransa’da yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı protestolarda tarihi binalar ve dükkânlar da hedef alındı. Macron, yağma ve kundaklama eylemlerine karışanların cezalandırılacağını açıkladı. Gösteriler sırasında bazı kamu binalarının hasar gördüğü ve çok sayıda dükkânın yağmalandığı belirtildi.
Eylemlerin siyasi yansımaları da tartışma konusu oldu. Aşırı sağ çevreler, sosyal medyada siyahi göstericilerin fotoğraflarını paylaşarak olayları göçmenlik meselesiyle ilişkilendirdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın da bu söyleme destek verdiği aktarıldı. İtalya’da Lig Partisi’nin Milano’daki olayları göçmen karşıtı propaganda amacıyla kullandığı belirtildi.
Fransa’da sosyalist cumhurbaşkanı adayı Jean-Luc Mélenchon göstericilere destek verirken yağma olaylarına karşı çıktı. Paris’te 8 Ekim’de düzenlenen öğrenci mitingi için “Bastille geri alındı” ifadesini kullanan Mélenchon, daha sonraki açıklamasında ortak sembollere zarar verilmesini farklı bir durum olarak değerlendirdi.
Fransız basınında, protestoların şiddet olaylarına dönüşmesinin Marine Le Pen ve aşırı sağ için siyasi avantaj oluşturabileceği yorumları yer aldı. Eğitimdeki sorunların yanı sıra Avrupa’nın farklı ülkelerinde konut, yaşam maliyeti ve enerji krizi gibi başlıkların da protestolarla gündeme geldiği ifade edildi.
Kaynak: Haber Merkezi