Jeopolitik gerilimler, ticaret rotalarındaki kırılmalar ve artan maliyet baskısı küresel lojistikte dengeleri değiştirirken, Türkiye, alternatif tedarik zincirleri ve uluslararası taşımacılık koridorlarında stratejik bir merkez olma fırsatını değerlendirme ve geliştirmeye odaklanıyor.
Teslimat sürelerini kısaltmanın yanı sıra yeni taşımacılık rotaları oluşturacak yatırımlar gündeme geliyor.
Doğası gereği hareketli bir sektör olan lojistikte son zamanlarda gerçekten sular durulmuyor. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın devam etmesi, Kuzey Koridoru’na yönelik jeopolitik ve ticari riskleri artırıyor. Bununla birlikte jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve kritik deniz geçişlerinde yaşanan kesintiler, küresel ulaştırma koridorlarının stratejik önemini artırdı.
Kızıldeniz’deki güvenlik sorunu Süveyş Kanalı trafiğini baskılarken, Ümit Burnu rotasının kullanılmasıyla navlun bedelleri de arttı. Dünyanın birçok yerinde yaşanan sıcak gelişmeler sektörde kuralları adeta yeniden yazmayı gerektirdi. Diğer yandan çoğu işletmenin maliyet kalemleri arasında önemli bir yeri bulunan lojistik alanında maliyetleri azaltacak her gelişme ve yenilik firmaların rekabet gücünde belirleyici oluyor.
Küresel değer zincirleri, uluslararası ekonominin temel unsuru olmayı sürdürürken, pandemi sonrası ve son dönemde yaşanan jeopolitik sarsıntılara rağmen, 2024 yılında rekor seviyelerde faaliyet gösterdi. Küresel değer zincirleri üzerinden gerçekleştirilen ticaret, OECD’ye göre 2024 yılında küresel GSYİH’nın yaklaşık yüzde 17’sini oluşturdu.
Bu durum, üretimde kullanılan ara girdilere yönelik ticaretin büyük payını yansıtmakla beraber; değer zincirleri üzerinden gerçekleşen toplam ticaret hacmi, küresel ekonominin yaklaşık üçte biri seviyesine ulaşıyor. Her ne kadar jeostratejik gelişmeler sarsıntılara neden olsa da küresel üretimi parçalayamadı, aksine üretim şartlara uyum sağladı.
Bu süreçte tedarik zinciri yönetimi ve lojistik alanında güçlü olan şirketlerin rekabet gücünü daha net bir şekilde koruduğunu söylemek mümkün.
Pazar araştırması ve stratejik danışmanlık şirketi Fortune Business Insight’a göre küresel lojistik pazarı, 2025 yılında 12,27 trilyon dolara yakın tutarda değere ulaştı. Şirketin 2026 yılsonu için beklentisi 13,04 trilyon dolar olarak ifade edildi. Ayrıca paylaşılan değerlendirmeye göre 2034 yılına kadar sektörün küresel değerinin yüzde 6,9’luk yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) kaydederek 22,30 trilyon dolara çıkacağı tahmin ediliyor.
2025 yılında yüzde 42,54’lük pazar payıyla lojistik pazarına hakim olan Asya Pasifik bölgesinin küresel lojistik sektöründeki ağırlığını koruması da şirketin tahminleri arasında yer alıyor.
Türkiye’nin hizmet ihracatında lojistik sektörünün payı büyük
Kaynak: Haber Merkezi