Türk savunma sanayi, yurt dışına 10,2 milyar dolarlık sözleşme imzaladı

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Güngör, Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının 2023 yılında yüzde 27’lik artışla 5,5 milyar dolara ulaştığını belirterek, İnsansız hava araçları başta olmak üzere, helikopterler, kara araçları, deniz araçları, silah ve mühimmatlar, füze sistemleri, elektronik sistemler ve radar sistemleri üreten firmalarımız 2023 yılında toplam değeri 10 milyar 240 milyon doları aşan sözleşmeler imzaladılar dedi.

Türk savunma sanayi, yurt dışına 10,2 milyar dolarlık sözleşme imzaladı
Yayınlama: 17.02.2024
A+
A-

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın Antalya’da düzenlenen ‘Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’nın ikinci gününde Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmelerini anlattı. Uluslararası ilişkiler ve siyasete değinen Prof. Dr. Haluk Güngör, Rusya-Ukrayna savaşının, NATO’nun ve Avrupa’nın adeta unutmaya başladığı konvansiyonel tehditleri yeniden gündeme getirdiğini söyledi. Dünyadaki güvenlik ortamına bakıldığında Ukrayna dışında 56 ülkede 2022 yılı itibarıyla silahlı çatışma yaşandığını belirten Prof. Dr. Güngör, bunların üçünde Ukrayna, Myanmar ve Nijerya’da 10 binin üzerinde yaşamın yitirildiğini kaydetti. NATO’nun Vilnius Zirvesi’nde müttefik ülkelerin, özellikle Rusya-Ukrayna savaşından çıkan dersler ışığında, çok önemli bir bildirge üzerinde anlaştıklarını açıklayan Prof. Dr. Haluk Güngör, bu bildirgeyle, savaş ekonomisi mantığına hızla geçiş yapabilmenin amaçlandığını söyledi.

NATO’NUN UKRAYNA’DAN ALDIĞI ÜÇ DERS

NATO müttefiklerinin Ukrayna’da sahadan aldıkları üç önemli ders bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Güngör, “Bir, Rusya gibi bir konvansiyonel tehdit karşısında sıcak çatışma ortamında ihtiyaçların hızlıca üretilip teslim edilebileceği bir savunma sanayii kapasitesinin tesisi. İki, savunma üretim zincirlerinin özellikle müttefikler arasında iş birliğinin geliştirilmesi suretiyle hızlandırılması, var olan sorunların tespit edilip elimine edilmesi. Üç, müttefiklerin NATO standartlarında ürettikleri ekipman ve mühimmatın birbiriyle çalışabilirliğinin geliştirilmesi. Bu acil ihtiyaçlar, Avrupa savunma ve güvenlik ortamının ve devletlerin savunma harcamalarına ve iş birliğine bakışlarının süratle değişmesine neden olmuştur” dedi.

NATO İHALELERİ İÇİN TÜRK FİRMALARA ÇAĞRI

NATO ülkelerinin yüzde 2’lik oran taahhüdünün, savunma bütçelerinde çok büyük artışlara neden olacağına dikkati çeken Prof. Dr. Güngör, bunun da NATO’yu üyeleri ve ortaklıklarıyla 50 ülkelik büyük ve küresel bir pazara dönüştürdüğünü dile getirdi. NATO Savunma Yatırım Programı’nın, Askeri Bütçe ve Sivil Bütçesi için 2024 yılında 8 milyar euroluk kaynak ayrılmışken, bunun 2028’e kadar 17 milyar euroya çıkarılacağını söyleyen Prof. Dr. Güngör, şu çağrıda bulundu:

“Tüm firmalarımıza NATO ihalelerine katılım için kendilerine yüksek hedefler koymalarını özellikle öneriyorum. NATO’nun hem uzun vadeli geliştirme programlarına hem de hazır alım ihalelerine firmalarımızın büyük önem vermesi gerekmektedir. Başkanlık olarak NATO ihaleleri ve iş imkanları konusunda sanayi farkındalığını artırıcı çalışmalar yapacağız. Fakat asıl görev, ürünlerini NATO pazarına sunacak olan firmalarımıza düşmektedir. Üretici firmalarımız eskiden devletin gönderdiği ihale duyurularıyla yetinmek zorunda kalabiliyordu. Fakat şimdi NATO’nun irili ufaklı pek çok ajansı, komutanlığı ve karargahı kendi web sayfası üzerinden duyurusunu yaptığı ihaleler açmaktadır. Firmalarımıza mesajım şudur; Türkiye NATO’nun büyük ve saygın bir üyesidir. Kurallara, şartnamelere uygun hazırlanıp teklif sunduğunuz ihalelerde şansınız diğer üyelerle eşit olacaktır.”

DÖRT FİRMA SIPRI TOP 100 LİSTESİNDE

Son olarak SIPRI’nin yayınladığı listede geçen yıl itibarıyla Aselsan, Baykar, TUSAŞ ve Roketsan olmak üzere dört firmanın, SIPRI Top 100 içine dahil edildiğini açıklayan Prof. Dr. Haluk Güngör, “Bu listede ABD’nin 42, Çin’in 8, İngiltere’nin 7, Fransa’nın 5, Almanya’nın ve Türkiye’nin 4’er firmayla yer alması da aslında bugün geldiğimiz noktayı daha iyi göstermektedir. Konvansiyonel krizlerin savunma harcamalarını artırdığı bir dünyada, özellikle müttefiklik ilişkisi içinde olduğumuz Avrupa’da artan talebi, yüksek teknolojiyle, kaliteyle, uygun maliyetle ve süratle karşılayabilecek bir avuç ülkenin içerinde bulunmaktayız. Bu Türkiye’nin önemine, gücüne ve tarihi sorumluluğuna dair çok şey anlatmaktadır. Türk savunma sanayisi, gelişen teknolojisi ve artan ihracat kapasitesiyle, dünya çapında pek çok ülkenin imreneceği bir seviyeye ulaşmıştır” diye konuştu.

‘SAVUNMA SANAYİİ 185 ÜLKEYE 230 ÇEŞİT ÜRÜN İHRAÇ ETTİ’

Türkiye’nin savunma sanayisinde son 22 yıldaki gelişimini de anlatan Prof. Dr. Haluk Güngör, şöyle konuştu:
“2002 yılında sadece 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımız yıldan yıla katbekat artmaktadır. 2022 yılında 4 milyar 364 milyon dolar olan savunma ve havacılık sanayi ihracat rakamımız 2023 yılında yüzde 27’lik artışla 5,5 milyar dolara ulaştı. İnsansız hava araçları başta olmak üzere helikopterler, kara araçları, deniz araçları, silah ve mühimmatlar, füze sistemleri, elektronik sistemler ve radar sistemleri üreten firmalarımız 2023 yılında toplam değeri 10 milyar 240 milyon doları aşan sözleşmeler imzaladılar. Savunma sanayimiz son 10 yıl içinde dünyanın dört bir yanına, farklı coğrafyalarda 185 ülkeye 230 çeşit ürün ihraç etti. Türkiye’de kilogram başına ihracat tutarı ortalamada 1,57 dolarken, savunma sanayimiz geçen yıla oranla kilogram başına ihracat değerini yüzde 14 artırarak 65 doları aşmış ve Türkiye ekonomisine ve dolaylı olarak toplumsal refaha yüksek bir katkı sağlamıştır.” Konferans, öğleden sonraki oturumların ardından yarın kapanış konuşmalarıyla sona erecek.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.