Gündem

Fon mağdurlarına ödeme yolu açılıyor; kayıpların tamamı garanti değil

Tasfiyesi süren fonlar için hazırlanan teklif, yatırımcı başına ara ödeme ve sorumlulardan tahsilat öngörüyor. Ancak 1 milyon lira devlet garantisi değil; kayıpların tamamının karşılanacağına dair güvence de bulunmuyor.

3 görüntülenme
Fon mağdurlarına ödeme yolu açılıyor; kayıpların tamamı garanti değil
Fon krizinde yatırımcıların yanıt aradığı soru, paralarını ne zaman alabileceklerinin yanı sıra kayıplarının ne kadarını geri alabilecekleri. Bazı fonların tasfiyesi tamamlanarak ödemeler için bankalara para aktarılırken diğer fonlardaki süreç devam ediyor. Meclis gündemine gelen teklif, tasfiyesi süren fonlar için ara ödeme yapılmasını ve zararların sorumlulardan tahsil edilmesini öngörüyor; ancak yatırımcıların kayıplarının tamamının geri alınacağını veya karşılanacağını garanti etmiyor.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 8 Ekim'de A1 Capital, Bulls ve Pardus'e ait, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) açık 17 fonun tasfiyesinin tamamlandığını açıkladı. Yaklaşık 43 bin katılımcının parası ilgili bankalara transfer edildi. Tasfiyesi devam eden fonlara yönelik teklif ise 14 Ekim'de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülecek.

Teklif, 17 Eylül'de tasfiyesine karar verilen fonlardan, kanunun yayımlandığı tarihte tasfiye işlemleri sürmekte olanları kapsıyor. Tasfiyesi tamamlanan fonlar düzenlemenin dışında kalacak. Bir fona ara ödeme yapılmış olması, o fonun tasfiyesinin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Yetkililer; fon varlıklarının satışını, hukuka aykırı şekilde çıkarıldığı değerlendirilen kaynakların geri alınmasını ve sorumlulardan tahsilat işlemlerini eş zamanlı yürütmeyi planlıyor. Kimin ödeme hakkı bulunduğu, MKK, Takasbank, TEFAS ve ilgili kuruluşların kayıtlarının karşılaştırılmasıyla fon ve hesap bazında belirlenecek. Ödemelerin ayrıntılarını SPK düzenleyecek; teklifte herkes için geçerli ortak bir ödeme tarihi yer almıyor.

Bir milyon liralık ara ödeme herkese koşulsuz yapılmayacak. SPK, 1 Ekim'de Tera, Pusula, Atlas ve Hedef Portföy'ün tasfiyesi süren fonlarında yatırımcı başına, her bir fon için en fazla 1 milyon liralık ara ödeme yapılmasını öngören kararını açıklamıştı. Bu kararda para piyasası fonlarına öncelik verilmişti. Teklif, önceki ara ödeme yaklaşımını kanunda düzenliyor ve ödemenin SPK'nın belirleyeceği fonların kendi varlıklarından yapılabilmesine imkân tanıyor. Hesaplamada yatırımcının fona yatırdığı ve fondan çektiği para dikkate alınacak. Enflasyonla güncellenmemiş net yatırım 1 milyon liranın altındaysa bu tutar, 1 milyon lira veya üzerindeyse en fazla 1 milyon lira ödenebilecek.

Kısa vadeli ve kolay nakde çevrilebilen araçlara yatırım yapan para piyasası fonlarının dışında kalan hisse senedi veya altın fonlarında ara ödeme, hesaplama öncesindeki gün sonu pay değerini aşamayacak. Fonun elindeki para tüm ara ödemeleri karşılamaya yetmezse SPK, ödemeye net yatırımı en düşük yatırımcıdan başlayabilir ya da herkes için daha düşük bir ara ödeme tutarı belirleyebilir. Dolayısıyla 1 milyon lira, devletin verdiği bir ödeme garantisi değil, ara ödeme için belirlenmiş üst sınır. Fon varlıklarının satışından veya tahsilatlardan kaynak sağlandıkça ek ödeme yapılabilecek; son hesapta daha önce yapılan ödemeler düşülecek. Ek ödemenin miktarı da elde edilecek kaynağa bağlı olacak.

Fon varlıkları satıldığında, tasfiye kararından önceki günün fon fiyatlarıyla hesaplanan toplam tutarı karşılayacak kadar kaynak elde edilemezse ödeme hesabında enflasyon güncellemesi devreye girecek. MKK, yatırımcının farklı tarihlerde yatırdığı ve çektiği paraları tasfiye tarihine kadar tüketici fiyatları ile yurt içi üretici fiyatlarındaki değişimlerin ortalamasına göre güncelleyecek. Yatırımcı fondan daha önce para çekmişse, çekilen tutar önce en eski yatırdığı paradan düşülecek. Ancak bu hesaplama, yatırımcıya tutarın tamamının mutlaka ödeneceği anlamına gelen bir tazminat oluşturmuyor; kaynak yetersiz olduğunda dağıtımda kullanılacak sınır ve ölçütü belirliyor. Üstelik güncelleme ödeme gününe kadar değil, tasfiye tarihine kadar yapılacak. Bu nedenle bekleme süresinde ortaya çıkabilecek ek alım gücü kaybının karşılanacağı garanti edilmiyor.

Teklifin genel gerekçesine göre yatırımcı ödemeleri kamu bütçesinden karşılanmayacak. Kaynağı fonların mevcut varlıkları ile geri alınan, tahsil edilen veya gönüllü olarak iade edilen tutarlar oluşturacak. Hukuka aykırı işlemlerden kaynaklanan zarar için önce fonun kurucusu ya da yöneticisi olan portföy yönetim şirketine başvurulacak. Tahsilatın kısmen veya tamamen sağlanamaması ya da sağlanamayacağının açık olması halinde, SPK tarafından sorumlu olduğu belirlenen kişi ve şirketlerin malvarlığına gidilebilecek. Görünüşte kurallara uygun olsa bile fon yararına gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan, karşılıksız yapılan veya başka bir işlemi gizleyen aktarımlar da incelemeye alınacak. SPK her fon için zararı ve sorumluları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) bildirecek; TMSF kamu alacaklarının tahsilinde kullanılan yetkilerle takip başlatacak. Bununla birlikte her piyasa kaybı kendiliğinden sorumlulardan tahsil edilmeyecek; işlem ile zarar arasındaki bağın ve sorumluluğun ortaya konması gerekecek.

Düzenleme, gerçeğe aykırı fon değerleri üzerinden tasfiye tarihine kadar fondan çıkıp ödeme alanlar ile fonların elindeki fiyatının gerçeğe aykırı oluştuğu SPK tarafından belirlenen hisselerden kazanç sağlayanlar için gönüllü iade yolu da getiriyor. İade edilecek tutar kazancın tamamı olmayacak; benzer fonların veya ilgili piyasa ölçütlerinin getirisine göre hesaplanan olağan getiriyi aşan bölüm esas alınacak. Hesaplama yöntemini SPK belirleyecek. Fondan kazançla ayrılan herkes bu nedenle manipülasyondan sorumlu sayılmıyor. Gönüllü iade hükmünde fiyatın oluşmasına katılma koşulu aranmadığı için iade kapsamına girmek tek başına suç işlendiğini göstermiyor. Teklifin gerekçesi, iadenin af olmadığını ve hukuki ya da cezai sorumluluğun yerine geçmediğini belirtiyor; iade yapılması da borç veya sorumluluğun kabulü sayılmıyor. Mevcut Sermaye Piyasası Kanunu manipülasyon için hapis ve adli para cezası öngörüyor. İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığında etkin pişmanlık, belirlenen koşullarla menfaatin iki katının Hazineye ödenmesine bağlı. Bazı idari ihlaller için de menfaatin iki katından az olamayacak para cezaları bulunuyor. Teklif bu yaptırımları değiştirmiyor.

Mahkemece müsadere edilen, başka bir ifadeyle yargılama sonunda elden alınan değerlerin ilgili fonla bağlantısının kurulması da teklifin unsurları arasında. Mahkeme, değerlerin fondan çıktığını veya fon zararının karşılığı olduğunu tespit ederse bunların Hazine yerine ilgili fona aktarılmasına karar verecek. Tasfiyesi tamamlanmış fonlar için aktarım geri kazanım hesabına yapılacak. Doğrudan fona iade edilemeyen el konulmuş varlıklarda TMSF kayyım olarak atanabilecek ve dava sonucu beklenmeden satış yapılabilecek; satış gelirleri her fon için ayrı hesaplarda tutulacak. Düzenleme kapsamındaki fonlarda tasfiyeden sonra geri kazanılan para, zorunlu masraflar düşüldükten sonra yatırımcılara fon payları oranında dağıtılabilecek. Bu hesaplarda biriken tutar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve yatırımcı ödemelerinde kullanılabilecek, kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek.

Tasfiye sürecinde yaşanan değer kayıpları ve fonların alım satıma kapatılması sosyal medyada tartışılıyor. Fonlarını satamadıkları dönemde zarar ettiklerini ileri süren yatırımcılar SPK'ya dava açacaklarını belirtiyor. Tartışmaların odağında, SPK'nın denetim ve yatırımcıları koruma görevini nasıl yerine getirdiği bulunuyor. Teklif, satışlardan kaynaklanabilecek ek kaybı sınırlamayı da amaçlıyor. Gerekçede, işlem hacmi düşük hisselerin hızla elden çıkarılmasının fiyatları daha fazla düşürebileceği belirtiliyor. Bu nedenle SPK'ya toplu satış yapma ve gerektiğinde borsa dışında satışa izin verme yetkileri tanınıyor; ancak belirli bir fiyattan ödeme yapılacağına ilişkin güvence verilmiyor. Sosyal medyada yatırımcı alacaklarının ödeme önceliği konusunda Danıştay'ın 2010 tarihli kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2020 tarihli kararı da hatırlatılıyor. Bu kararlar aracı kurumların tasfiyesinde müşteri alacaklarına öncelik tanıyan hükümlerle ilgili; fonlarda satış talimatı vermiş yatırımcıların ödeme sırasını veya hangi fiyat üzerinden ödeme alacağını doğrudan ele almıyor.

İstanbul Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında şüpheli sayısı 220'ye, tutuklu sayısı 85'e yükseldi ve adli süreç devam ediyor. Mecliste muhalefet, sorumluların belirlenmesini ve zararın onların malvarlıklarından karşılanmasını talep ediyor. Teklif, fonlarla bağlantılı piyasa bozucu eylem, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığına katıldığı SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumları ödemelerin dışında bırakıyor. Yatırımcılar açısından sürecin somut sonucu, geri kazanılan paranın hesaplarına ne ölçüde yansıyacağıyla belli olacak.

Kaynak: Haber Merkezi
Haberi paylaş Facebook X WhatsApp
Okur görüşleri

Yorumlar (0)

Yorumunu yaz

Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!