Gündem

Hamileliği işverenden gizlemeyin: Hamile işçiye kanuni koruma

Hamile olduğunu işverene zamanında bildiren kadın işçiler, İş Kanunu’nun sağladığı güvencelerden yararlanabiliyor. Gebelik ve doğum, iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep sayılmıyor.

3 görüntülenme
Hamileliği işverenden gizlemeyin: Hamile işçiye kanuni koruma
Kadın işçiler, işten çıkarılma endişesiyle hamile olduklarını son ana kadar işverenlerinden gizleyebiliyor. Toplumda nüfusun tehlikeli biçimde azaldığı konusunda ortak görüş bulunmasına rağmen, özellikle kurumsal olmayan işletmelerde hamile kadınların çalıştırılmak istenmemesi bu kaygıyı artırıyor. Ancak hamileliğin işverenden saklanması, çalışanın kanunun sağladığı koruyucu hükümlerden yararlanamamasına yol açabiliyor. Ahmet Kıvanç’ın hamile işçilerin haklarına ilişkin aktardığı yasal çerçeveye göre kadın işçiler, hamile olduklarını işverene derhal bildirmeli.

İşveren, gebeliği öğrenmesinin ardından çalışanın sağlık ve güvenliğini korumak için iş yerinde gerekli önlemleri almak ve çalışma koşullarını buna göre planlamakla yükümlü. Yapılan iş nedeniyle çalışma koşullarını veya saatlerini hamile çalışana uygun hale getirmek mümkün değilse işçi, sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılmalı. Hamile kadın işçi doğuma kadar gece çalışmaya zorlanamaz; günlük çalışma süresi de 7,5 saati aşamaz.

İş Kanunu’nun 18’inci maddesi uyarınca, 30 veya daha fazla işçi çalıştırılan iş yerlerinde en az 6 aylık kıdemi bulunan bir işçinin sözleşmesinin feshi geçerli bir nedene dayanmalı. Hamilelik ve doğum ise kanunun emredici hükümleri kapsamında geçerli fesih nedeni kabul edilmiyor. Kanunun 5’inci maddesinde yer alan eşit davranma ilkesi de işverenin, biyolojik ya da işin niteliğinden kaynaklanan zorunlu sebepler bulunmadıkça, işe alımda, çalışma koşullarının belirlenmesinde ve işten çıkarmada cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan ya da dolaylı farklı işlem yapmasını yasaklıyor.

İşverenin işçiyi cinsiyeti veya gebeliği nedeniyle işten çıkarması halinde, ihbar ve kıdem tazminatı gibi hakların yanında dört aya kadar ücret tutarında ayrımcılık tazminatı ve çalışanın mahrum bırakıldığı diğer haklar da ödenmeli. Hamilelik ve doğum nedeniyle kullanılan raporlar bakımından ise fesih için farklı bir koşul bulunuyor: Kadın işçinin kesintisiz rapor süresinin, iş yerinde hak kazandığı ihbar süresini 6 hafta aşması gerekiyor. Bu sürenin hesabı analık izninin sona ermesiyle başlıyor.

İhbar süresi, işçinin aynı iş yerindeki kıdemine göre değişiyor. Çalışma süresi 6 aydan az olanlar için 2 hafta, 6 aydan 1,5 yıla kadar olanlar için 4 hafta, 1,5 yıldan 3 yıla kadar olanlar için 6 hafta, 3 yıldan fazla kıdemi bulunanlar için 8 hafta ihbar süresi uygulanıyor. Analık izni doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta sürüyor. Çoğul gebelikte toplam izin süresi 26 haftaya çıkıyor.

İş yerinde 3 yıldan fazla kıdemi olan kadın işçi, analık izninin sona ermesinin ardından kesintisiz 14 hafta rapor kullanırsa işverenin ihbar tazminatı ödemeden iş sözleşmesini feshetme hakkı doğabiliyor. Bu gerekçeyle işten çıkarılan işçiye kıdem tazminatının ödenmesi gerekiyor. Raporların aralıklı kullanılması ise işveren açısından haklı ve geçerli fesih nedeni oluşturmuyor.

Doğum izninden sonra sağlık sorunu devam eden kadın işçiler, uzun süre aralıksız rapor kullanmak yerine 6 aya kadar ücretsiz izin hakkından yararlanabiliyor. Kadın işçinin talep etmesi halinde, 24 haftalık analık izninin veya çoğul gebelikte 26 haftalık iznin bitiminden sonra bu iznin verilmesi kanunen zorunlu; işverenin talebi kabul edip etmeme yönünde takdir hakkı bulunmuyor. Ancak ücretsiz izin hakkının kullanılabilmesi için talebin analık izninin bitiminden başlayacak şekilde yapılması gerekiyor. İzin sona erdikten sonra bir süre rapor kullanıp ardından ücretsiz izin istenirse işveren bu talebi kabul edip etmemekte serbest kalıyor.

Altı ay boyunca ücretsiz izin kullanmak gelirden yoksun kalmak anlamına geldiğinden, bu süreyi tercih etmeyen kadın işçiler yarım çalışma süresi kadar ücretsiz izin kullanabiliyor. Bu hak ilk doğumda 60 gün, ikinci doğumda 120 gün, sonraki doğumlarda ise 180 güne kadar uygulanıyor. Bu dönemde işçi aylık ücretinin en az yarısını alıyor; işveren de haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izni kullandırmak zorunda. Sorular için [email protected] adresi paylaşılmıştır.

Kaynak: Haber Merkezi
Haberi paylaş Facebook X WhatsApp
Okur görüşleri

Yorumlar (0)

Yorumunu yaz

Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!