Husiler son yıllarda Yemen’le özdeşleşen ve sıkça gündeme gelen bir hareket hâline geldi. Ancak hareketin kim olduğu ve ne istediği konusunda uzmanlar dışında pek çok kişinin bilgisi sınırlı. Dokuz soruda Husilerin adından Yemen’deki kontrol alanlarına, İran’la ilişkilerinden askerî gücüne ve ülke halkının yaşadığı krize uzanan bir çerçeve ortaya çıkıyor.
1. **Husiler kim, adları nereden geliyor?** Hareket, adını Yemen’in kuzeyindeki köklü ve varlıklı ailelerden Husi Ailesi’nden alıyor. Bir aile ya da aşiret adı olan Husi, zaman içinde siyasi ve silahlı mücadelenin adı olarak kullanılmaya başlandı. Hareketin asıl adı ise Ensarullah; bu ifade “Allah’ın yardımcıları” anlamına geliyor.
2. **Husiler hangi mezhebe bağlı?** Husiler, Şiiliğin üç ana kolundan biri kabul edilen Zeydilik mezhebine mensup. Mezhebin kurucusu Zeyd bin Ali, Hz. Muhammed’in torununun torunu ve Emevi Halifesine karşı başarısız bir isyan başlatmış bir isim. Zeydilik, Şiiliğin diğer mezheplerine kıyasla Sünni İslam’a daha yakın bir inanç biçimi olarak tanımlanıyor. Buna karşılık İran’da yaygın olan On İki İmamcılık, Sünni İslam’la daha fazla mesafe taşıyor. Zeydiler özellikle Yemen’in kuzeyinde yaşıyor. Husi Ailesi’nin önceki kuşaklarından Bedreddin el-Husi’nin Kum’da din eğitimi aldığı sırada On İki İmamcılıktan etkilendiği ve diğer Zeydi gruplardan ayrılarak daha radikal bir çizgiye yöneldiği görüşleri de bulunuyor.
3. **Yemen’de kim söz sahibi, ülke nasıl bu noktaya geldi?** Yemen, yüz yılı aşkın süredir çatışmalarla sarsılıyor; bir iç savaş sona erdikten kısa süre sonra yenisinin başlayabildiği karmaşık bir coğrafya. Çatışmaların temel hatlarından biri kuzey ile güney arasındaki ayrım. Kuzeydeki Zeydi gruplar Osmanlı döneminde de farklı zamanlarda ve farklı gerekçelerle merkezi otoriteye karşı ayaklandı. Zengin komşu Suudi Arabistan ve ortağı ABD, petrol kuyularının yakınında kendi denetimleri dışında bir yönetim istemedikleri için Yemen’de kendilerine yakın hareketleri ve liderleri destekledi. Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği de İngiltere ve ABD gibi petrol yataklarına ve petrolün taşındığı deniz yollarına yakın bu topraklarda etkili olmaya çalıştı.
İngilizlerin çekilmesinin ardından güneyde 1967’de sosyalist Güney Yemen Halk Cumhuriyeti kuruldu. Devletin adı daha sonra Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti olarak değişti ve bu yapı 1990’a kadar varlığını sürdürdü. Kuzey ve güneyin birleşmesinden dört yıl sonra yeniden çatışma ve iç savaş başladı. Birinci Yemen İç Savaşı aynı yıl sona erse de ülkedeki savaşlar bitmedi. Yemen 2014’te ikinci kez iç savaşa sürüklendi; Arap Baharı’nın da etkisiyle Husiler aynı yıl başkent Sana’yı ele geçirdi. Bugün Sana ve ülkenin kuzeybatısı Husilerin kontrolünde ve bu bölgeyi Husi liderliğinin atadığı yüksek konsey yönetiyor. Güney ve doğuda uluslararası alanda tanınan hükümet bulunuyor; Aden bu hükümetin ilan ettiği geçici başkent. Ülkenin bazı bölgelerinde Arap Yarımadası El Kaidesi’nin hâkimiyeti de söz konusu.
4. **Husi hareketi nasıl kuruldu ve liderleri kimler?** Husi hareketinin kurucusu, bugünkü lider Abdülmelik el-Husi’nin babası Bedreddin el-Husi olarak aktarılıyor. Ensarullah adıyla anılan silahlı ve örgütlü yapıyı ise Abdülmelik’in ağabeyi Hüseyin el-Husi kurdu. Hareketin ilk temelleri, Bedreddin el-Husi’nin 1992’de kurduğu Genç Müminler Forumu’nda atıldı. Forum zamanla Genç Müminler Teşkilatı’na dönüştü. Bu süreçte harekete Zeydilikten uzaklaşıp On İki İmamcılığın etkisine girdiği yönünde suçlamalar yöneltildi. Hüseyin el-Husi, siyasi çizgisini babasından ayırarak Genç Müminler’in başına geçti. Yemen yönetiminin 2004’te düzenlediği askerî operasyon sırasında öldürülmesinin ardından hareketin liderliğini, bugün de bu konumda bulunan Abdülmelik el-Husi üstlendi.
5. **İran’la ilişkiler nasıl başladı ve nasıl gelişti?** Bedreddin el-Husi’nin 1979’da İran’da yönetimi devralan Humeyni’den etkilendiği belirtiliyor. Hüseyin el-Husi de babasıyla birlikte bir dönem İran’da yaşadı ve burada din eğitimi aldı. İran Devrim Muhafızları, 1994’te başlayan Yemen İç Savaşı’yla birlikte Husilere eğitim vermeye başladı. İran’ın desteği, Husilerin 2004’te bazı taleplerle silahlı mücadeleye girişmesinden sonra daha görünür hâle geldi. Tahran, Husileri “Direniş Ekseni” olarak tanımladığı yapının içine dahil etti; 2004’e kadar teolojik ve ideolojik eğitim verdiği hareket için bu tarihten sonra askerî eğitim sürecine geçti. İran’ın Husi kontrolündeki Hudeyda Havaalanı’nın iyileştirilmesi, bu bölgelerdeki inşaat faaliyetleri ve teknik kadroların eğitimi gibi konularda da devreye girdiği aktarılıyor. BM’ye bağlı Gerçekleri Araştırma Komisyonu, İran’ın Husilerin teslim alması amacıyla El Luhayya Limanı’na silah ulaştırmak için Eritre’de bir üs kurduğunu belirtiyor. Ayrıca İran bandıralı gemilerin, ticari gemilere saldıran korsanlarla mücadele görüntüsü altında Aden Körfezi’nde Yemen’e silah kaçırdığı da ifade ediliyor.
6. **Husilerin hedefleri ve karşılarında gördükleri kimler?** Hareketin iç siyasi hedefi, Yemen hükümetini devirerek İran’daki “Velayet-i Fakih” sistemine benzeyen bir molla iktidarı kurmak olarak aktarılıyor. Bu nedenle on yılı aşkın süredir çatıştıkları Yemen hükümeti başlıca iç düşmanları. Düşünsel arka planlarında İsrail ve ABD karşıtlığı bulunuyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de düşmanları arasında; özellikle Suudi Arabistan’ın Yemen’e müdahaleleri nedeniyle Husilerin başlıca hedeflerinden biri olduğu belirtiliyor. Katar geçmişte hareketin dostu olsa da Husilerin istediği tutumu sergilemediği için tepki çekiyor. Husiler geçmişte, fazla İran yanlısı davrandıkları gerekçesiyle başka Zeydi gruplarla da çatıştı; aktarılan duruma göre bugün bu grupları bastırmış durumdalar.
7. **Husilerin askerî gücü ve silahları ne düzeyde?** Hareketin asker sayısına ilişkin kesin veriler bulunmuyor; raporlar tahminlere dayanıyor. BM’nin 2024 tarihli raporunda Husilerin yaklaşık 350 bin askeri olduğu belirtiliyor. Daha yeni bir araştırma ise seferber edilebilecek kuvvetleri 370 bin ile 550 bin arasında hesaplıyor. Silah stoklarının tam olarak bilinmediği, ancak Husilerin gelişmiş balistik füzelere sahip olduğu aktarılıyor. Abdülmelik el-Husi, İsrail’i hedef alan bir saldırının ardından “2040 kilometre mesafeyi 11,5 dakikada kat eden hipersonik bir füze kullandıklarını” açıklamıştı. Husi yetkililer daha sonra füzenin menzilini 2150 kilometre olarak duyurdu. Balistik füzelerin yanı sıra hareketin elinde kamikaze İHA’ları, gemisavar balistik ve seyir füzeleri, karaya saldırı seyir füzeleri, güdümlü tanksavar füzeleri ve hava savunma füzeleri de bulunuyor.
8. **Yemen hükümeti karşılık veriyor mu, “Yemen’in Şafağı” neyi amaçlıyor?** Husilerin tüm Yemen’i temsil ederek İsrail’e, Suudi Arabistan’a ve ABD’ye meydan okuduğu izlenimi gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Ülkenin diğer yarısını kontrol eden Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi, yazının yayımlandığı tarihten bir hafta önce büyük bir saldırı başlattığını açıkladı. “Yemen’in Şafağı” adı verilen operasyonun ilk hedefi, petrol taşımacılığı açısından Hürmüz’e alternatif konumdaki Babülmendep Boğazı’nı ele geçirmek. Bunun için Mokha Limanı ile Perim Adası’nın alınması gerekiyor. Operasyonun ilk gününde hükümet kanadından zafer açıklamaları yapıldı; ancak sonraki gelişmeler bu açıklamaları doğrulamadı ve Babülmendep Boğazı’nın hâlâ güvence altına alınamadığı belirtildi. Suudi Arabistan’ın desteğine rağmen Husiler direniyor. Operasyonun büyük hedefi başkent Sana’yı almak. Husiler, ele alınan bir haftalık süreçte bu hedefe kolayca izin vermeyeceklerini gösterdi; operasyonun nasıl ilerleyeceği ise henüz belli değil.
9. **Çatışmalar sürerken Yemen halkının durumu ne?** Ülkede büyük bir gıda krizi yaşanıyor. BM’nin açıklamasına göre 18,3 milyon kişi akut gıda güvensizliği içinde; başka bir ifadeyle yeterli besine düzenli olarak ulaşamıyor. Bu durumdan etkilenen beş yaş altındaki çocukların sayısı 2,2 milyon. Çocuklardan 500 bini hayati tehlike altında. Süren çatışmalar, Yemen’e dışarıdan yapılan gıda sevkiyatında da ciddi aksaklıklara yol açıyor.
Yazının yazarı Eray Özer, ODTÜ’de psikoloji ve sosyoloji eğitimi aldı, Bilgi Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. Anadolu Üniversitesi’ndeki doktora çalışmasını tez aşamasında bıraktı ve Kadir Has Üniversitesi’nde iki yıl sosyoloji dersleri verdi. Meslek hayatına Radikal’de başladı; kısa süreli televizyon haberciliğinin ardından Doğuş Dergi Grubu’nda çalıştı. hafta sonu eki Sokak’ı çıkaran ekipte yer aldı; Radikal, Birgün, ve Diken’de yazdı. Yaklaşık dört sezondur hazırladığı “Yeni Haller” adlı podcastinde buzdolabının tarihinden yapay zekâya, Roman halkının hikâyesinden Kayıp Kıta Mu’ya farklı konuları ele alıyor. Yayın Spotify’da ve podcast uygulamalarında dinlenebiliyor.
Kaynak: Haber Merkezi
Husiler 9 soruda: Kimler, ne istiyorlar ve ne kadar güçlüler?
Yemen’le özdeşleşen Ensarullah hareketinin mezhepsel arka planı, İran’la ilişkisi, hedefleri ve askerî kapasitesi, ülkedeki çatışmalar ve ağır gıda kriziyle birlikte ele alınıyor.
2 görüntülenme
Okur görüşleri
Yorumlar (0)
Yorumunu yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!