Gündem

Uzmanından afet risklerini azaltmaya yönelik hazırlık çağrısı

Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Acil Durum ve Afet Yönetimi Öğretim Görevlisi Ayça Ertan, güvenli yapılar, aile afet planı ve toplumsal hazırlığın afetlerin yol açabileceği kayıpları azaltabileceğini belirtti.

5 görüntülenme
Uzmanından afet risklerini azaltmaya yönelik hazırlık çağrısı
Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Acil Durum ve Afet Yönetimi Öğretim Görevlisi Ayça Ertan, afetlerde yaşanabilecek can ve mal kayıplarını azaltmak için önceden önlem alınması gerektiğine dikkat çekti. Ertan, güvenli yapılaşma, aile afet planı ve toplumun hazırlıklı olmasının bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.

13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Ertan, afetlere karşı dirençli bir toplum oluşturmanın yalnızca afet sonrasında yapılan müdahalelerle değil, afet öncesinde alınan önlemlerle mümkün olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler Afet Riskini Azaltma Ofisinin (UNDRR) 2026 yılı için belirlediği “Dirençlilik Evde Başlar” temasının güvenli konutlara ve bireysel hazırlığa işaret ettiğini kaydetti. Afet risklerinin azaltılmasında bireylerden kamu kurumlarına kadar toplumun tüm kesimlerine sorumluluk düştüğünü vurguladı.

Doğa kaynaklı afetlerin her zaman önlenemeyeceğini, ancak yol açabilecekleri kayıpların azaltılabileceğini ifade eden Ertan; güvenli yapıların, riskleri dikkate alan yerleşim kararlarının, güçlü altyapının ve toplumsal hazırlığın birbirini tamamladığını belirtti. Bugün yaşanılan çevreyle ilgili alınan kararların, gelecekte karşılaşılabilecek tehlikelerin etkisini şekillendirdiğine dikkat çeken Ertan, risk azaltmanın hem gündelik yaşamın hem de uzun vadeli planlamanın parçası olarak ele alınmasının önem taşıdığını söyledi.

Ertan, afet hazırlığının ilk adımının yaşanılan yapının güvenliğinden geçtiğini, evlerde uygulanabilecek basit önlemlerin de önem taşıdığını dile getirdi. Hane düzeyinde çevredeki tehlikeleri tanımak, devrilme ihtimali bulunan eşyaları sabitlemek, aile afet planı hazırlamak ve ihtiyaçlara uygun afet ve acil durum çantası oluşturmak atılabilecek somut adımlar arasında yer alıyor. Ertan, küçük görünen bu önlemlerin güvenli yapılaşma ve erişilebilir hizmetlerle desteklendiğinde daha güçlü koruma sağlayabileceğini belirtti.

Afet hazırlığının yalnızca bireysel sorumluluklarla sınırlandırılmaması gerektiğini kaydeden Ertan, güvenli konuta, doğru risk bilgisine ve temel hizmetlere erişimin toplumun afetlere karşı dayanıklılığını doğrudan etkilediğini ifade etti. Çocukların, yaşlıların, engelli bireylerin ve desteğe ihtiyaç duyan kişilerin gereksinimlerinin afet planlarında yer alması gerektiğini vurguladı. Hazırlık çalışmalarının toplumun farklı kesimlerinin yaşam koşullarını gözeterek yürütülmesinin önemine işaret etti.

Afet risklerini azaltmanın toplum sağlığını korumak bakımından da önemli olduğunu belirten Ertan, afetlerin sağlık üzerindeki etkilerinin olay anındaki yaralanmalarla sınırlı kalmadığını söyledi. Sağlık hizmetlerinin aksaması, düzenli tedavilerin kesintiye uğraması, güvenli suya ulaşmanın güçleşmesi ve uygun olmayan barınma koşulları, afet sonrasında yeni sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bir sağlık kuruluşunun hizmetini sürdürebilmesi, kronik hastalığı olan bir kişinin ilacına erişebilmesi ve bir ailenin güvenli koşullarda yaşayabilmesi ise risk azaltmanın gündelik hayattaki karşılıkları arasında bulunuyor.

Dirençli bir toplum oluşturmak için kurumlar arasındaki iş birliğinin önemini vurgulayan Ertan, üniversitelerin bilimsel bilgi üretme ve toplumu bilinçlendirme alanlarında rol üstlendiğini belirtti. Yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının da kendi uzmanlık alanları doğrultusunda afet risklerinin azaltılmasına katkı sunabileceğini söyledi. Uygulamalı eğitimlerin, tatbikatların ve düzenli biçimde güncellenen afet planlarının hazırlık düzeyini güçlendirdiğini kaydetti.

Ertan, 13 Ekim’in yaşanılan çevreyi riskler ve çözüm olanakları yönünden yeniden değerlendirmek için anlamlı bir fırsat olduğunu ifade etti. “Hangi risklerle karşı karşıyayız ve bunları azaltmak için bugün ne yapabiliriz?” sorusunun bireysel ve kurumsal düzeyde iyi bir başlangıç olabileceğini belirten Ertan, afetlere dirençli bir geleceğin bilimsel bilgiden yararlanma, birlikte hareket etme ve hazırlığı günlük yaşama dahil etme ölçüsünde güçleneceğini söyledi.

Kaynak: Haber Merkezi
Haberi paylaş Facebook X WhatsApp
Okur görüşleri

Yorumlar (0)

Yorumunu yaz

Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!